Geçenlerde gözüm bir Facebook durum güncellemesine ilişti. Yapılan genellemeden dolayı olumsuz izlenim bırakan, arkasında hiçbir mantıklı açıklaması olmayan bu durum güncellemesi aleyhine yanıt vermek için onlarca kez yazıp, sildim. En sonunda “Boşkoy ya!” dercesine sayfayı kapatıp, yaptığım işe geri döndüm.

Sonuç olarak, hak savunuculuğu yaparak sektörü kurtaramaz ya da fark yaratamazdım. Bakın, ben bunun bilincindeyim. Ancak, o durum güncellemesini paylaşan arkadaş ayağını yorganına göre uzatması gerektiğinin farkına varıp bir Freelancer ile çalışmaya karar vermiş ama evdeki hesap çarşıya uymayınca bilinçsiz davranarak kendi arkadaş çevresine freelancer’lar hakkında genelleme yaparak yol göstermeye çalışmış. Ülkeyi ciddi bir maddi açıktan kurtardınız (!), teşekkür ve tebrik ediyoruz…

Hey, lanet olası Freelancer’lar!

İşinizi garantiye alın. Sözleşmenizi baştan hazırlayın, imzalatın. Üç parçada (sizin daha iyi bildiğiniz bir tahsilat metodu var ise tercih edebilirsiniz) ücreti tahsil edin. Müşteri ne istiyor, siz ne sunabiliyorsunuz, iyice istişare edin ve kağıda dökün. Ne istediğini bilmeyen, işi burnunuzdan getiren sözde işverenlere karşı elinizde daima koz olsun.

İşveren = İşçi = Freelancer

Emek, emektir. Maddi karşılığı, statünüz ne olursa olsun, nasıl çalışırsanız çalışın daima aynı olmalıdır. Bilgi birikimi, tecrübe, işi bitirme süresi, işverenin bütçesi gibi çeşitli değişkenlere göre elbette değişebilir. Ancak, maneviyat olarak herkes işçidir, freelancer’lar da, işçiler de, işverenler de.. İşi sırf evden, kafeden yapıyor diye freelancer’a saygı duymamak ya da işinin karşılığını vermemek işverenin en büyük ayıbıdır. İşi sırf evden veya kafeden yapabiliyorum diye işverenin işini konuşulan süre haricinde oldukça geciktirip, işi bitirmemek veya yarım teslim etmek ise freelancer’ın ayıbı.

Sonuç

Günler sonra, “Boşkoy ya!” diye hafızama bulaşan bu hoşlanmadığım durum güncellemesini diplere iteleyip yeni fikirlere ve hayal gücüme yer açmaya çalışırken, umursamış bulundum ve tepki içeren bir blog yazısı ile Google’ın alt sayfalarına bu içeriği gömmek istedim. Kim bilir! Belki, bir gün değerlenir, daha fazla kişi okur ve bakış açılarını genişletir.

Sevgilerimle,

¯\_(ツ)_/¯

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir